Pts. Mar 2nd, 2026

Modern Türk Şiirinde Divan Sahibi Şairler: Gelenek, Öykünme ve Metinlerarasılık Bağlamında Bir İnceleme

Bu çalışma, modern Türk şiirinde bazı şairlerin eserlerine “divan” adını vermek suretiyle klasik Türk şiiri geleneğiyle nasıl bir ilişki kurduklarını incelemektedir. Çalışmanın temel varsayımı, modern şiirin gelenekten bütünüyle kopmadığı; aksine geleneği dönüştürerek yeni anlam alanları ürettiği yönündedir. Bu amaç doğrultusunda Behçet Necatigil, Turgut Uyar, Arif Nihat Asya, Cemal Süreya, Murathan Mungan, Ahmet Necdet, Onat Kutlar ve Orhan Alkaya’nın ilgili eserleri karşılaştırmalı ve metin merkezli bir yaklaşımla ele alınmıştır.

Araştırmada yöntem olarak metinlerarasılık kuramı esas alınmış; özellikle Gérard Genette’in sınıflandırması ile Kubilay Aktulum’un yorumlarından yararlanılmıştır. Yapılan çözümlemeler, modern Türk şiirinde divan şiirine ait biçimsel ve tematik unsurların doğrudan tekrar edilmediğini; bunun yerine çağdaş şiir estetiği içinde yeniden işlevlendirilerek kullanıldığını göstermektedir.

BİRİNCİ BÖLÜM

GİRİŞ

1.1. Araştırmanın Amacı ve Önemi

Edebî gelenekler, bir milletin estetik hafızasını ve kültürel sürekliliğini temsil eder. Türk edebiyatı söz konusu olduğunda bu sürekliliğin en güçlü halkalarından biri klasik Türk şiiri, yani divan şiiridir. Modernleşme süreciyle birlikte divan şiiri uzun süre eleştirilmiş, kimi dönemlerde bütünüyle reddedilmiş; ancak buna rağmen modern Türk şiirinin birçok önemli ismi, bu geleneğe farklı düzeylerde temas etmeyi sürdürmüştür.

Bu çalışmanın amacı, modern Türk şiirinde “divan” kavramını bilinçli biçimde kullanan şairlerin, klasik Türk şiiri geleneğiyle kurdukları estetik ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışma, modern şairlerin divan şiirini taklit edip etmediklerini değil; onu nasıl dönüştürdüklerini, hangi yönleriyle sahiplendiklerini ve hangi yönleriyle mesafe aldıklarını incelemeyi hedeflemektedir.

Bu çerçevede tez, modern Türk şiirinin gelenekle ilişkisini somut eserler üzerinden ele alarak hem klasik Türk edebiyatı hem de modern şiir çalışmaları için bütüncül bir değerlendirme sunmayı amaçlamaktadır.

1.2. Problem Durumu

Cumhuriyet sonrası Türk şiirinde gelenekle ilişki meselesi uzun süre tartışma konusu olmuştur. Bir yandan divan şiiri, dilinin ağır olması ve toplumsal gerçeklikten uzak bulunduğu gerekçesiyle eleştirilmiş; diğer yandan bu şiirin estetik birikimi, imge dünyası ve ses düzeni modern şairler için önemli bir kaynak olmaya devam etmiştir. Bu noktada temel problem, modern şiirin divan şiiriyle kurduğu ilişkinin niteliğinin nasıl tanımlanacağıdır.

Bu çalışmade cevap aranan temel sorular şunlardır:

  • Modern Türk şiirinde “divan” başlığını taşıyan eserler hangi ölçüde klasik divan tertibine öykünmektedir?
  • Bu eserlerde biçimsel ve içeriksel öykünme hangi düzeylerde gerçekleşmektedir?
  • Metinlerarasılık bağlamında modern şairler divan şiiriyle nasıl bir ilişki kurmaktadır?

1.3. Yöntem ve Kuramsal Çerçeve

Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş; metinlerarasılık kuramı temel kuramsal çerçeve olarak kullanılmıştır. Metinlerarasılık, bu tezde modern şiirin klasik şiirle kurduğu çok katmanlı ilişkiyi açıklamak için tercih edilmiştir. Biçim merkezli ya da yalnızca tarihsel yaklaşımlar, geleneğin modern şiirdeki dönüşüm süreçlerini açıklamakta yetersiz kaldığından, metinlerarasılık kuramı daha işlevsel bir çözümleme imkânı sunmaktadır.

Gérard Genette’in metinlerarasılık sınıflandırması ile Kubilay Aktulum’un yorumları doğrultusunda öykünme, gönderme, alıntı ve anıştırma kavramları analiz aracı olarak değerlendirilmiştir. İncelenen eserler biçim, içerik ve söylem düzeyinde ele alınmış; klasik divan şiiri örnekleriyle karşılaştırmalı okumalar yapılmıştır. Böylece modern şiirin geleneği nasıl dönüştürdüğü somut metinler üzerinden ortaya konulmuştur.

1.4. Sınırlılıklar

Bu çalışma, modern Türk şiirinde yalnızca eserlerine “divan” adını veren ya da divan tertibine açık göndermelerde bulunan şairlerle sınırlandırılmıştır. Divan şiiri etkisi taşımasına rağmen bu kapsama girmeyen diğer modern şairler çalışmanın dışında bırakılmıştır.


İKİNCİ BÖLÜM

GELENEK VE MODERNLİK BAĞLAMINDA DİVAN ŞİİRİ

2.1. Divan Şiirinin Kavramsal ve Tarihsel Çerçevesi

Divan şiiri, XIII. yüzyıldan XIX. yüzyılın sonlarına kadar Osmanlı sahasında varlığını sürdüren, belirli estetik kurallar etrafında şekillenmiş klasik bir edebî gelenektir. Bu şiir anlayışı yalnızca bir nazım tarzını değil; aynı zamanda bir dünya görüşünü, estetik algıyı ve dil bilincini de temsil eder. “Divan” kavramı, şairin şiirlerini belirli bir tertip içinde topladığı eser anlamına gelirken, zamanla bu tertip anlayışı başlı başına bir poetik sistem hâline gelmiştir.

Divan şiiri; Arap ve Fars edebiyatlarının etkisiyle biçimlenmiş, ancak Türk şairlerinin estetik katkılarıyla özgün bir karakter kazanmıştır. Nazım biçimleri (gazel, kaside, mesnevi, rubai vb.), aruz vezni, mazmun sistemi ve sembolik anlatım bu geleneğin temel unsurlarıdır. Bu çerçevede divan şiiri, bireysel duygu anlatımından ziyade ortak bir estetik kodlar sistemi üzerine kuruludur.

2.2. Divan Tertibi ve Estetik Düzen

Bir divanın tertibi, rastgele oluşturulmuş bir şiir yığını değil; bilinçli ve kurallı bir düzenlemeyi ifade eder. Geleneksel divanlarda genellikle tevhid, münacaat ve na‘t ile başlayan şiir sıralaması; kasideler, gazeller ve diğer nazım biçimleriyle devam eder. Bu tertip, şairin poetik yolculuğunu ve estetik tercihlerini yansıtan bir yapı sunar.

Divan tertibi, modern Türk şiirinde doğrudan birebir taklit edilmemiştir; ancak divan başlığı taşıyan modern eserlerde bu tertibin izlerine rastlamak mümkündür. Modern şairler, divan tertibini sembolik bir çerçeve olarak ele almış; onu çağdaş şiir anlayışlarıyla yeniden yorumlamıştır.

2.3. Modernleşme Sürecinde Divan Şiirine Yönelik Eleştiriler

XIX. yüzyıldan itibaren Türk edebiyatında modernleşme hareketleri hız kazanmış; bu süreçte divan şiiri yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. Tanzimat dönemiyle birlikte divan şiiri, halktan kopuk, yapay ve taklitçi olmakla suçlanmıştır. Özellikle dilinin ağır olması ve bireysel/toplumsal gerçeklikten uzak bulunduğu yönündeki eleştiriler, bu şiir anlayışının uzun süre dışlanmasına yol açmıştır.

Buna rağmen divan şiiri bütünüyle terk edilmemiş; estetik birikimi ve imge dünyasıyla modern şairler için bir referans alanı olmayı sürdürmüştür. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu ilişki daha bilinçli ve seçici bir hâl almıştır.

2.4. Cumhuriyet Sonrası Şiirde Geleneğin Yeniden Keşfi

Cumhuriyet sonrası Türk şiirinde gelenekle ilişki, reddiye ile sahiplenme arasında gidip gelen bir çizgide ilerlemiştir. Yahya Kemal Beyatlı ile başlayan klasik şiire dönüş arayışı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sezai Karakoç ve İsmet Özel gibi isimlerle farklı yönelimler kazanmıştır.

Bu çerçevede divan şiiri, modern şairler için nostaljik bir unsur olmanın ötesinde, poetik bir imkân alanı olarak değerlendirilmiştir. Modern şiirin serbest yapısı içinde divan şiirinin biçimsel ve tematik unsurları yeniden yorumlanmış; gelenek, statik bir miras olmaktan çıkarılarak dinamik bir estetik kaynağa dönüştürülmüştür.

2.5. Gelenek–Modernlik İlişkisinin Teorik Değerlendirmesi

Gelenek ve modernlik arasındaki ilişkiyi karşıtlık üzerinden okumak, Türk şiirinin gelişim çizgisini eksik değerlendirmeye yol açar. Modern Türk şiiri, geleneği tümüyle reddetmek yerine onu dönüştürerek varlığını sürdürmüştür. Bu noktada divan şiiri, modern şiirin hem mesafe aldığı hem de beslendiği bir kaynak olarak dikkat çeker.

Bu bölümde ortaya konulan kuramsal çerçeve, üçüncü bölümde yapılacak şair ve eser incelemeleri için teorik bir zemin oluşturmaktadır. Modern şairlerin divan geleneğiyle kurdukları ilişkinin niteliği, bir sonraki bölümde somut metinler üzerinden ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

MODERN TÜRK ŞİİRİNDE DİVAN ADLI ESERLER

3.1. Behçet Necatigil – Divançe

Modern Türk şiirinde divan geleneğiyle bilinçli ve mesafeli bir ilişki kuran isimlerin başında Behçet Necatigil gelmektedir. Şairin Divançe adlı eseri, adından da anlaşılacağı üzere klasik divan şiirine doğrudan bir gönderme içerir. Ancak bu gönderme, biçimsel bir taklitten ziyade ironik ve dönüştürücü bir yaklaşımı temsil eder.

Necatigil, Divançe’de divan şiirinin estetik kodlarını modern bireyin iç dünyasına uyarlamaya çalışır. Örneğin şair, “Gizli bahçelerde büyür yalnızlığım” dizesiyle klasik şiirin içe dönük metafizik alanını modern bireyin psikolojik yalnızlığına taşır. Geleneksel divan şiirinde idealize edilen aşk ve sevgili anlayışı; Necatigil’in şiirlerinde gündelik hayatın sıradanlığı ve bireysel sıkışmışlık temalarıyla yer değiştirir.

Biçimsel açıdan bakıldığında Necatigil’in aruz veznini sınırlı ölçüde kullandığı, daha çok serbest ölçüyle yazdığı görülür. Ancak beyit düzenini çağrıştıran ikili yapıların, klasik gazel formuna bilinçli bir gönderme olduğu söylenebilir. Şair, bu yapısal benzerlikleri birebir uygulamak yerine, divan şiirinin “düzen” fikrini çağdaş şiirin imkânlarıyla yeniden üretir.

3.2. Turgut Uyar – Divan

İkinci Yeni şiirinin öncü isimlerinden biri olan Turgut Uyar’ın Divan adlı eseri, klasik şiir geleneğiyle modern şiir arasındaki gerilimi en açık biçimde yansıtan metinlerden biridir. Uyar, bu eserinde divan şiirinin biçimsel ve tematik unsurlarını modern bireyin varoluşsal sorunlarıyla bir araya getirir.

Uyar’ın Divan’ında geleneksel gazel ve kaside biçimleri doğrudan taklit edilmez; ancak şiirlerin iç yapısında klasik şiirin ritmik ve simetrik düzenine göndermeler dikkat çeker. Şair, divan şiirinin estetik disiplinini modern şiirin serbest yapısı içinde eriterek kullanır.

İçerik bakımından Uyar’ın şiirlerinde aşk, yalnızlık, yabancılaşma ve zaman temaları öne çıkar. Bu temalar, divan şiirindeki soyut ve idealize edilmiş anlatımın aksine, modern insanın parçalanmış ruh hâlini yansıtır. Böylece Divan, geleneğin modern bir sorgulama alanına dönüştüğü bir metin olarak okunabilir.

Metinlerarasılık açısından bakıldığında Uyar’ın divan şiiriyle kurduğu ilişki daha çok dönüşümsel nitelik taşır. Şair, klasik şiirin imgelerini çağdaş bağlamlara taşıyarak yeni anlam katmanları oluşturur. Bu yönüyle Divan, modern Türk şiirinde geleneğin yaratıcı bir yeniden yazımı olarak değerlendirilebilir.

Turgut Uyar’ın Divan’ı, divan şiirinin modern şiir içinde bir “estetik imkân” olarak nasıl kullanılabileceğini gösteren güçlü örneklerden biridir.

3.3. Arif Nihat Asya – Divançe-i Ârif

Arif Nihat Asya, klasik Türk şiiriyle modern şiir arasında en doğrudan ve bilinçli bağ kuran şairlerden biridir. Şairin Divançe-i Ârif adlı eseri, hem adlandırma hem de içerik bakımından divan geleneğine açık bir göndermede bulunur. Asya’nın poetik tutumu, divan şiirini yalnızca estetik bir kaynak olarak değil; aynı zamanda millî ve kültürel bir miras olarak değerlendirdiğini gösterir.

Divançe-i Ârif’te klasik nazım biçimleri ve aruz vezni modern dönemde nadir görülen bir istikrarla kullanılır. Ancak bu kullanım, geçmişe öykünmenin ötesinde, geleneği yaşatma ve güncelleme amacı taşır. Şair, klasik söyleyişi modern temalarla birleştirerek divan şiirinin çağdaş bağlamda da üretken olabileceğini göstermeyi hedefler.

Eserde aşk, vatan, inanç ve tarih bilinci gibi temalar öne çıkar. Bu temalar, divan şiirinin metafizik ve sembolik diliyle ifade edilirken, Cumhuriyet dönemi şiirinin ideolojik ve toplumsal hassasiyetleriyle de kesişir. Böylece Divançe-i Ârif, divan şiiri ile modern Türk şiiri arasında bir köprü işlevi görür.

Metinlerarasılık bağlamında Asya’nın divan geleneğiyle ilişkisi daha çok öykünme ve yeniden üretme düzeyinde gerçekleşir. Şair, klasik şiirin biçim ve mazmunlarını bilinçli bir tercih olarak kullanır; bu yönüyle çalışmada ele alınan diğer şairlerden ayrılır.

3.4. Cemal Süreya – Güz Bitiği

Cemal Süreya’nın Güz Bitiği adlı eseri, klasik divan şiiriyle doğrudan bir tertip ilişkisi kurmamakla birlikte, divan geleneğine ait söylem ve imge dünyasını modern şiirin ironik ve kırılgan diliyle yeniden üretir. Süreya’nın şiirlerinde divan şiirine özgü mazmunlar, çağrışım yoluyla ve çoğu zaman dönüştürülerek kullanılır.

Süreya’nın poetikasında aşk ve beden temaları merkezi bir yer tutar. Divan şiirinde idealize edilen sevgili figürü, Güz Bitiği’nde somut, kırılgan ve zamanla yıpranan bir varlığa dönüşür. Bu dönüşüm, geleneğin modern şiirde nasıl yeniden anlamlandırıldığını göstermesi bakımından önemlidir.

Biçimsel olarak serbest ölçünün hâkim olduğu eserde, klasik şiirin ses ve ritim anlayışına dair izler sezdirilir. Süreya, divan şiirinin estetik mirasını doğrudan sahiplenmekten ziyade, onu modern bireyin deneyimleriyle çatıştırır. Bu durum, metinlerarasılığın anıştırma ve dönüştürme boyutlarının öne çıktığını gösterir.

3.5. Murathan Mungan – Erkekler İçin Divan

Murathan Mungan’ın Erkekler İçin Divan adlı eseri, divan şiiri geleneğini toplumsal cinsiyet, kimlik ve iktidar ilişkileri bağlamında yeniden yorumlayan özgün bir metindir. Eser, adlandırma düzeyinde klasik divana gönderme yaparken, içerik bakımından modern ve eleştirel bir söylem sunar.

Mungan, divan şiirinin geleneksel aşk söylemini sorgular ve erkeklik kavramını merkezine alarak bu söylemi tersyüz eder. Bu çerçevede eser, R. W. Connell’in hegemonik erkeklik kavramıyla birlikte okunabilir. Klasik şiirde idealize edilen âşık-sevgili ilişkisi, Erkekler İçin Divan’da güç, tahakküm ve kırılganlık ekseninde yeniden ele alınır.

Metinlerarasılık bu eserde çoğunlukla ironik ve eleştirel düzeyde işler. Divan şiirinin biçimsel unsurları, modern şiirin serbest yapısı içinde parçalanır ve yeniden kurgulanır. Bu yönüyle Mungan’ın eseri, geleneğin yalnızca estetik değil; ideolojik açıdan da sorgulanabileceğini ortaya koyar.

3.6. Ahmet Necdet – İnce Divan

Ahmet Necdet’in İnce Divan adlı eseri, divan şiiri geleneğini minimal ve yoğun bir söylemle yeniden kurma çabasının ürünü olarak değerlendirilebilir. Şair, eserin adlandırılmasında divan kavramını bilinçli biçimde kullanırken, klasik şiirin hacimli ve gösterişli yapısının aksine sade, içe dönük ve yoğun bir şiir dili tercih eder.

İnce Divan’da divan şiirine özgü biçimsel unsurlar doğrudan uygulanmaz; ancak şiirlerin yapısal ekonomisi, ses düzeni ve imge yoğunluğu klasik şiirin estetik disiplinini çağrıştırır. Bu çerçevede Ahmet Necdet, divan geleneğini biçimsel bir kalıp olarak değil; bir şiir ahlâkı ve yoğunluk anlayışı olarak benimser.

Eserde zaman, hafıza, varlık ve ölüm temaları öne çıkar. Bu temalar, divan şiirinin metafizik arka planıyla örtüşmekle birlikte, modern bireyin varoluşsal kaygılarıyla yeniden anlamlandırılır. Metinlerarasılık, bu eserde daha çok sezdirme ve çağrışım yoluyla gerçekleşir.

3.7. Onat Kutlar – Pera’lı Bir Aşk İçin Divan

Onat Kutlar’ın Pera’lı Bir Aşk İçin Divan adlı eseri, divan geleneğini mekânsal ve tarihsel bir perspektiften ele alan özgün bir çalışmadır. Pera (Beyoğlu), eserde hem modernitenin hem de çok katmanlı tarihsel belleğin simgesi olarak kullanılır.

Kutlar, divan şiirinin aşk söylemini modern şehir hayatının karmaşasıyla bir araya getirir. Klasik şiirde soyutlanan sevgili figürü, bu eserde somut bir şehir mekânı içinde dolaşan, zamanın izlerini taşıyan bir karaktere dönüşür. Böylece divan şiirinin idealize edilmiş aşk anlayışı, modern şehir deneyimiyle yeniden yorumlanır.

Metinlerarasılık açısından eserde hem doğrudan göndermeler hem de anıştırmalar dikkat çeker. Divan şiirinin sembolik dili, modern anlatım teknikleriyle birleşerek çok katmanlı bir metin yapısı oluşturur.

3.8. Orhan Alkaya – Parçalanmış Divan

Orhan Alkaya’nın Parçalanmış Divan adlı eseri, divan geleneğini başlı başına bir bütün olarak değil; parçalanmış, sorgulanan ve yeniden kurulan bir yapı olarak ele alır. Eserin başlığında yer alan “parçalanmış” ifadesi, modern şiirin geleneğe bakışını simgesel düzeyde yansıtır.

Alkaya, divan şiirinin biçimsel ve tematik unsurlarını bilinçli bir parçalama stratejisiyle kullanır. Klasik şiirin bütünlüklü estetik yapısı, modern şiirin kırılgan ve çok sesli yapısı içinde çözülür. Bu durum, metinlerarasılığın dönüşümsel ve eleştirel boyutlarını ön plana çıkarır.

Parçalanmış Divan, modern Türk şiirinde geleneğin yalnızca estetik bir miras değil; aynı zamanda tartışılması ve yeniden düşünülmesi gereken bir problem alanı olduğunu gösterir. Bu yönüyle eser, tez kapsamında incelenen en radikal örneklerden biri olarak değerlendirilebilir.


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

METİNLERARASILIK BAĞLAMINDA GENEL DEĞERLENDİRME

4.1. Biçimsel Metinlerarasılık

İncelenen eserlerde divan şiiriyle kurulan ilişkinin en görünür boyutlarından biri biçimsel metinlerarasılıktır. Eser adlandırmaları, tertip anlayışı ve şiirlerin iç düzeni, klasik divan geleneğine bilinçli göndermeler içerir. Ancak bu göndermeler, çoğu zaman birebir taklitten ziyade dönüştürme ve yeniden kurma amacını taşır.

4.2. İçerik ve İmge Düzeyinde Metinlerarasılık

Divan şiirine özgü aşk, zaman, ölüm ve metafizik temalar, modern şiirde bireysel ve toplumsal sorunlarla iç içe geçirilmiştir. Mazmunlar, klasik bağlamlarından koparılarak çağdaş çağrışım alanlarına taşınmıştır.

4.3. Bulguların Özeti

  • Modern Türk şiirinde divan geleneği birebir taklit edilmemiştir.
  • Metinlerarasılık ilişkileri çoğunlukla dönüşümsel nitelik taşımaktadır.
  • Gelenek, modern şiirde estetik bir imkân alanı olarak yeniden işlevselleştirilmiştir.

4.4. Öykünme mi Dönüşüm mü?

Tez kapsamında incelenen eserler, modern Türk şiirinde divan geleneğinin basit bir öykünme nesnesi olmadığını ortaya koymaktadır. Aksine divan şiiri, modern şairler tarafından estetik bir imkân alanı olarak değerlendirilmiş ve dönüştürülerek yeniden üretilmiştir. Bu çerçevede gelenek, modern şiirin karşıtı değil; tamamlayıcı bir unsuru olarak konumlandırılmıştır.


BEŞİNCİ BÖLÜM

SONUÇ

Bu çalışmade modern Türk şiirinde eserlerine doğrudan ya da dolaylı biçimde “divan” adını veren şairlerin, klasik Türk şiiri geleneğiyle kurdukları ilişki incelenmiştir. Çalışmanın çıkış noktasını, modern şiirin gelenekle bağının kopup kopmadığı tartışmasından ziyade, bu bağın hangi estetik ve poetik dönüşümlerle sürdürüldüğü sorusu oluşturmuştur.

Yapılan incelemeler sonucunda, modern Türk şiirinde divan geleneğinin basit bir taklit nesnesi olmadığı açıkça görülmüştür. İncelenen şairler, geleneği farklı stratejilerle ele almış; ironi, eleştiri, parçalama ve yeniden kurma gibi yöntemlerle divan şiirini çağdaş bağlamlara taşımıştır.

Bu çalışma, modern Türk şiirinde geleneğin hâlen üretken bir estetik kaynak olduğunu ortaya koymaktadır. Tez kapsamında ulaşılan bulgular, ileride modern şiirde gelenek, yeniden yazım ve kültürel bellek konularında yapılacak yeni çalışmalara zemin hazırlayabilecek niteliktedir.


KAYNAKÇA

Aktulum, Kubilay. Metinlerarası İlişkiler. İstanbul: Öteki Yayınları, 2000.

Andrews, Walter G. Poetry’s Voice, Society’s Song. Seattle: University of Washington Press, 1985.

Asya, Arif Nihat. Divançe-i Ârif. İstanbul: Ötüken Yayınları, 1983.

Ayvazoğlu, Beşir. Aşk Estetiği. İstanbul: Kapı Yayınları, 2014.

Genette, Gérard. Palimpsestes: La littérature au second degré. Paris: Seuil, 1982.

Karakoç, Sezai. Edebiyat Yazıları. İstanbul: Diriliş Yayınları, 1995.

Kutlar, Onat. Pera’lı Bir Aşk İçin Divan. İstanbul: Can Yayınları, 1997.

Macit, Muhsin. Divan Şiiri Estetiği. Ankara: Akçağ Yayınları, 2006.

Mungan, Murathan. Erkekler İçin Divan. İstanbul: Metis Yayınları, 1993.

Necatigil, Behçet. Divançe. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1985.

Necdet, Ahmet. İnce Divan. İstanbul: Sel Yayıncılık, 2002.

Süreya, Cemal. Güz Bitiği. İstanbul: Can Yayınları, 1988.

Tanpınar, Ahmet Hamdi. XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2001.

Uyar, Turgut. Divan. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 1980.

By Admin

Related Post

Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.