Paz. Oca 25th, 2026

Bu makalede, XVIII. yüzyıl Osmanlı şairlerinden Mustafa Fennî’nin hayatı, edebî kişiliği, şiir anlayışı ve Divanı’nın tenkitli metni kapsamlı biçimde incelenmiştir. Fennî, yaşadığı dönemin toplumsal yapısını, geleneklerini ve dil özelliklerini şiirlerine aktaran, klasik Türk şiirinin geç dönem temsilcilerindendir. Çalışmada, Fennî’nin hayatına dair mevcut veriler değerlendirilmiş; Divanı’nın biçim, üslup ve içerik yönleri üzerinde durulmuş; ayrıca eserin tenkitli metninin hazırlanış yöntemi açıklanmıştır. Elde edilen bulgular, Fennî’nin hem halk kültürüne hem de klasik estetik anlayışına hâkim bir şair olduğunu göstermektedir.

Giriş

Klasik Türk edebiyatı, Osmanlı medeniyetinin dil, kültür ve estetik dünyasını yansıtan en önemli alanlardan biridir. Bu geleneğin XVIII. yüzyıldaki temsilcilerinden biri olan Mustafa Fennî, yaşadığı dönemin kültürel atmosferini eserlerine yansıtarak hem klasik hem de halkî unsurları birleştiren bir şair olarak öne çıkar.
Fennî’nin Divanı, yalnızca bir şiir mecmuası değil, aynı zamanda döneminin sosyal hayatını, geleneklerini, dini ve ahlaki değerlerini belgeleyen bir kültür aynası niteliğindedir.

Bu çalışmanın temel amacı, Mustafa Fennî’nin hayatını, edebî yönünü ve Divanı’nın biçimsel özelliklerini sistematik biçimde ortaya koymak; ayrıca tenkitli metin çalışmasının edebiyat araştırmalarındaki yerini vurgulamaktır.


1. Fennî’nin Hayatı

Biyografik kaynaklarda şairin asıl adı Mustafa olarak geçer. “Fennî” mahlası Arapça fenn (ilim, sanat, marifet) kökünden türemiştir. Bu seçim, onun ilim ve sanata olan ilgisini yansıtır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Rüşdî Divanı’nda yer alan bir viladet tarihinden hareketle 1686 civarında doğduğu, İstanbul’da yaşadığı ve 1745-1746 yıllarında vefat ettiği kabul edilmektedir.
Fennî’nin Rüşdî ve Reşîd Efendi gibi şairlerle olan ilişkisi, onun dönemin edebî çevrelerinde etkin bir şahsiyet olduğunu gösterir. Reşîd ile yazdığı lugazlar ve tahmisler, aralarındaki entelektüel bağın göstergesidir.


2. Edebî Kişiliği ve Şiir Anlayışı

Fennî, dönemin klasik şiir anlayışına bağlı kalmakla birlikte, halk söyleyişlerine ve günlük yaşama ait öğeleri de şiirlerinde kullanmıştır. Divanı’nda deyimler, atasözleri, halk deyişleri, gelenek ve tören unsurları dikkat çekici ölçüde yer alır.
Şairin şiirlerinde aşk, tabiat, kader, insan sevgisi ve tasavvufî unsurlar sıkça işlenmiştir. Nazire geleneğine önem vermiş, kendinden önceki büyük şairlerin gazellerine nazireler yazmıştır. Bu yönüyle geleneği sürdüren, fakat diliyle onu sadeleştiren bir sanatçıdır.

2.1. Dil ve Üslup Özellikleri

Fennî’nin dili açık, sade ve akıcıdır. Arapça ve Farsça tamlamaları ölçülü kullanmış, Türkçenin doğal anlatım gücünü korumuştur. Şiirlerinde teşbih, mecaz, tevriye gibi sanatlara sıkça başvurmuş, özellikle mazmunları klasik üsluba uygun biçimde işlemiştir.
Aruz veznini başarıyla kullanan şair, imale, med ve zihaf gibi ölçü unsurlarına dikkat etmiş; vezin kusurlarından kaçınmıştır.

2.2. Nazireciliği ve Poetikası

Fennî, şiiri “marifet” ve “hüner” göstergesi olarak görür. Şiirlerinde kendini “Mustafa” adıyla anarken Hz. Peygamber’e atıf yapar; bu durum onun dinî duyarlılığını da yansıtır.
Nazire yazdığı şairler arasında Rüşdî, Reşîd Efendi, Dede Ömer Rûşenî gibi isimler bulunur. Nazirelerinde orijinal imajlar üretmiş, kelime oyunlarına sıkça yer vermiştir.


3. Divan’ın Biçimsel Özellikleri

Fennî Divanı 4682 beyit ve 166 bentten oluşur. En dikkat çekici yönü, kaside türünde hiçbir şiir içermemesidir.
Eserde yer alan başlıca nazım şekilleri şunlardır:

  • Gazeller (373 adet, toplam 2547 beyit)
  • Musammatlar (tahmis, tesdis)
  • Şarkılar ve müstezadlar
  • Kıtalar, lugazlar ve tarih manzumeleri

Gazellerde en sık kullanılan beyit sayısı 7’dir. Şair, aruz kalıplarının farklı türlerini denemiştir. Kafiye ve redif anlayışında klasik ölçütlere sadık kalmış, ancak kimi yerlerde Türkçenin ses özelliklerine uygun yenilikler yapmıştır.


4. Tenkitli Metnin Hazırlanışı

Mustafa Fennî Divanı’nın tenkitli metni üç ana nüsha üzerinden hazırlanmıştır:

  1. Süleymaniye Kütüphanesi, Lala İsmail Efendi Bölümü, nr. 473
  2. İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, nr. T.58
  3. Berlin Devlet Kütüphanesi (Staatsbibliothek Berlin), Ms. Or. Oct. 3551

Süleymaniye ve İstanbul nüshaları aynı kolu temsil ederken, Berlin nüshası farklı bir koldandır. Berlin nüshasında diğerlerinde bulunmayan 51 manzume (15 gazel, 33 tarih, 2 lugaz, 1 tahmis) yer almaktadır.
Tenkitli metin hazırlanırken hiçbir nüsha esas alınmamış, üçü birlikte karşılaştırılarak en doğru ve eksiksiz metin oluşturulmuştur. Nüsha farkları sayfa altı notlarıyla gösterilmiştir.


5. Fennî’nin Divanı’nda Kültürel ve Tarihî Unsurlar

Fennî’nin şiirlerinde dönemin Osmanlı şehir yaşamı, saray ve esnaf hayatı, Hicaz seyahati, dinî-tasavvufî semboller yoğun biçimde yer alır.
Tarih manzumeleri, özellikle Sultan I. Mahmud’un tahta çıkışı ve dönemin siyasi olaylarına dair kıymetli ipuçları taşır. Bu yönüyle Divan, yalnızca bir edebî eser değil, XVIII. yüzyıl Osmanlı sosyo-kültürel tarihinin de kaynaklarından biridir.


Sonuç

Mustafa Fennî, XVIII. yüzyıl klasik Türk edebiyatının hem geleneksel hem yenilikçi yönlerini birleştiren bir şairdir. Eserlerinde hem yüksek edebî estetik hem de yaşadığı toplumun gündelik dili bir arada bulunur.
Hazırlanan tenkitli Divan metni, yalnızca metin neşri açısından değil, aynı zamanda dil, üslup ve tarih araştırmaları bakımından da önemli bir başvuru kaynağıdır.
Fennî, klasik Türk şiirinde halk kültürüyle divan estetiğini harmanlayan bir ara halka olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle onun Divanı, XVIII. yüzyıl Osmanlı kültürünü anlamak isteyen araştırmacılar için vazgeçilmez bir metindir.


Kaynakça

  • Demirkazık, H. İbrahim. Mustafa Fennî Divanı (İnceleme – Tenkitli Metin). İstanbul: DBY Yayınları, 2022.
  • Öztoprak, Nihat. 18. Yüzyıl Şairi Mustafa Fennî Divanı (İnceleme-Tenkitli Metin-Dizin). Marmara Üniversitesi, Doktora Tezi, 2009.
  • Erdem, Sadık. “Mustafa Fennî.” Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, 1994.
  • İpekten, Haluk. Divan Edebiyatında Nazım Şekilleri. İstanbul: Dergâh Yayınları, 1994.
  • Tuman, Mehmet Naci. Tuhfe-i Nâilî. İstanbul: Milli Eğitim Basımevi, 2001.

By Admin

Related Post

Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.