Sal. Oca 27th, 2026

VİRANÎ DİVANI’NIN YAZMA NÜSHALARI ÜZERİNE AÇIKLAMALI BİR İNCELEME

Alevi-Bektaşi edebiyatının önemli temsilcilerinden biri olan Viranî (Viranî Abdal / Âşık Viranî), XVII. yüzyılın başlarında yaşamış güçlü bir tekke şairidir. Hurufilik ve Ali-ilahilik inancı çerçevesinde kaleme aldığı şiirleri, tarihsel süreç içerisinde farklı coğrafyalarda çoğaltılmış ve günümüze çok sayıda yazma nüsha ulaşmıştır. Bu çalışma, Viranî Divanı’nın bilinen yazma nüshalarını tanıtmayı, bu nüshaların genel özelliklerini açıklamayı ve nüshaların metin neşirleri açısından önemini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Böylece hem mevcut literatürdeki boşluk giderilmekte hem de gelecekte yapılacak metin neşri çalışmalarına kaynaklık edecek bütüncül bir çerçeve sunulmaktadır.

Giriş

Alevi-Bektaşi kültürünün tasavvufi ve edebî birikimini temsil eden Viranî, tarihsel süreç boyunca Yedi Ulu Ozan’dan biri olarak kabul edilmiş, şiirleri hem yazılı hem de sözlü gelenekte geniş yer bulmuştur. Divan ve Risale adlı iki temel eseri günümüze ulaşmıştır. Özellikle Viranî Divanı, Hurufiliğin kavramsal alanını, Hz. Ali’nin ulvileştirilmesini ve genel tasavvufi öğretileri içeren manzumelerden oluşur.

Bugüne kadar Viranî üzerine yapılan çalışmalar sınırlı düzeyde kalmış ve çoğu kez tek bir yazma nüshanın günümüze aktarılmasıyla sınırlanmıştır. Oysa dünya kütüphanelerinde Viranî Divanı’na ait çok sayıda bağımsız yazma nüsha bulunmaktadır. Bu gerçek, Divan’ın metin geleneğinin zengin olduğunu ve karşılaştırmalı metin çalışmaları için güçlü bir zemin sunduğunu göstermektedir.

Bu makalede Viranî Divanı’nın tespit edilen 18 nüshası açıklamalı biçimde ele alınmış, her bir nüshanın fiziksel özellikleri, istinsah tarihi, içerik yapısı ve şiir sayıları değerlendirilmiştir.


1. Viranî’nin Hayatı ve Edebî Çizgisi

Viranî’nin biyografisi oldukça sınırlı kaynaklara dayanır. Şairin gerçek adı bilinmemekte, eserlerinde ise “Vîrânî” veya “Vîrân Abdal” mahlasıyla kendisini tanıttığı görülmektedir. Tezkirelerde adına rastlanmaması, yaşamına dair bilgilerin menakıpnamelere ve sözlü geleneğe dayalı olmasına yol açmıştır.

En eski kaynaklardan biri Demir Baba Velâyetnâmesi olup Viranî’nin Rumeli’de Demir Baba ile görüştüğünü, daha sonra Karlova civarında öldüğünü kaydeder. Şairin tahsiline dair doğrudan bir kayıt olmamakla birlikte, eserlerinde görülen yüksek Arapça-Farsça hâkimiyeti, aruzun çok sayıda kalıbını başarılı biçimde kullanması ve Kur’an’a dayalı derin imalar onun iyi eğitim görmüş bir mutasavvıf olduğunu ortaya koymaktadır.

Edebî kişiliği üzerine yapılan ilk değerlendirmeler 20. yüzyılın başlarında Ahmed Rıfkı, Besim Atalay ve Sadeddin Nüzhet tarafından kaleme alınmıştır. Bu araştırmacılar Viranî’nin özellikle Hurufilik ve Ali-ilahilik düşüncesini şiirlerinde güçlü biçimde işlediğini vurgular.


2. Viranî’nin Eserleri

Viranî’ye nispet edilen iki temel eser bulunmaktadır:

2.1. Divan

Viranî Divanı, aruz ve hece vezniyle kaleme alınmış pek çok manzume içerir. Divanda;

  • gazel,
  • musammat gazel,
  • müstezat,
  • murabba,
  • muhammes,
  • müseddes,
  • tercî-bend,
  • mesnevi

gibi farklı nazım şekilleri kullanılmıştır. Konu olarak Hurufilik, tasavvufi öğretiler, Hz. Ali sevgisi ve metafizik tasavvurlar öne çıkar.

2.2. Risale

Hurufiliğin kurucusu Fazlullah’ın Cavidanname adlı eserinin özetlenip yorumlandığı bir metindir. Halk arasında “Buyruk”, “Fakirname”, “Risale-i Tarikat” gibi çok sayıda adla anılmaktadır. Türkiye ve dünyada 100’den fazla nüshası bulunmaktadır.


3. Viranî Divanı’nın Yazma Nüshaları

Kütüphane taramaları sonucunda dünya genelinde 18 adet yazma nüsha tespit edilmiştir. Bu nüshalar Türkiye’deki kütüphanelerde (Milli Kütüphane, Süleymaniye, Atatürk Kitaplığı, Konya Bölge Yazmaları vb.), Mısır-Milli Kütüphane’de ve Princeton Üniversitesi arşivlerinde bulunmaktadır.

3.1. Nüshaların Genel Özellikleri

  • Tarih aralığı: 1225/1810 – 1319/1901 arasında istinsah edilmişlerdir.
  • Yazı türleri: Nesih, rik‘a ve talik yazılar hâkimdir.
  • Varak sayıları: 28 ile 205 varak arasında değişmektedir.
  • Şiir sayıları: Nüshalar arasında büyük farklar vardır.
    • En kapsamlı nüsha MK 164 olup 432 şiir içerir.
    • Bazı nüshalar ise yalnızca 24–40 şiirle sınırlıdır.
  • Coğrafi yayılım: İstanbul, Konya, Ankara, Kahire, Princeton gibi farklı merkezlerde bulunması metnin geniş bir coğrafyada okunduğunu göstermektedir.
  • Fiziksel yapı: Birçok nüshada kırmızı mürekkeple yazılmış başlıklar, filigranlı kâğıtlar, meşin ciltler ve vakıf mühürleri yer almaktadır.

3.2. Nüshalar Arası Metin Farklılıkları

Nüshalar;

  • içerik sırası,
  • bazı şiirlerin bulunma/bulunmama durumu,
  • beyit sayılarındaki farklılıklar,
  • vezin hataları,
  • metin varyantları

bakımından birbirinden ayrılmaktadır. Bu sebeple tek bir nüsha üzerinden yapılan neşirler Divan’ın bütününü yansıtmamaktadır.


4. Değerlendirme

Viranî Divanı’nın bugüne kadar yapılan neşirlerinde genellikle tek bir yazma esas alınmış, diğer nüshalar dikkate alınmamıştır. Oysa mevcut nüshaların sayısının çokluğu, metnin kritik bir edisyonla yeniden yayımlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Nüshalar;

  • şairin şiir dilinin gelişimini,
  • Hurufilik terminolojisinin nüshalardaki yansımalarını,
  • sözlü kültür–yazılı kültür ilişkisinin izlerini,
  • şiirlerin istinsah sürecindeki varyasyonları

incelemek açısından son derece değerlidir.

Viranî’nin özellikle Hurufilik yorumunun, nüshalar arasındaki farklılıklar üzerinden nasıl değiştiği; şiirlerin hangi coğrafyalarda daha yaygın olduğu; hangi nüshalarda Ali-ilahilik vurgusunun daha belirgin olduğu gibi sorular da karşılaştırmalı çalışmalarla cevap bulacaktır.


Sonuç

Bu çalışma, Viranî Divanı’nın bilinen tüm yazma nüshalarını açıklamalı biçimde tanıtarak hem metnin tarihsel serüvenini hem de kültürel dolaşımını ortaya koymuştur. Nüshaların çeşitliliği, Viranî’nin eserlerinin yalnızca Anadolu’da değil, Rumeli ve Ortadoğu coğrafyasında da okunduğunu göstermektedir. Ayrıca metin farklılıkları, bir kritik edisyon çalışması için gerekli zemini hazırlamakta ve gelecekte yapılacak akademik araştırmalara önemli katkı sunmaktadır.

Viranî, Alevi-Bektaşi edebiyatının önemli bir halkasını teşkil etmekte, yazma kültürünün zenginliği ise bu edebiyatın sürekliliğini ve tarihsel derinliğini kanıtlamaktadır. Viranî Divanı’nın tüm nüshaları dikkate alınarak hazırlanacak kapsamlı bir metin yayımlaması, hem edebiyat tarihi hem de inanç tarihi açısından büyük önem taşımaktadır.

By Admin

Related Post

Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.