Bu makalede, Klasik Türk şiirinin iki büyük şairi olan Bâkî ve Fuzûlî’nin divanlarında ‘deniz’ imgesinin kullanım biçimleri açıklamalı bir yaklaşımla ele alınmıştır. Çalışma, denizin yalnızca doğal bir mekân olarak değil, aynı zamanda tasavvufî ve poetik bir sembol olarak işlevini incelemektedir. Bâkî ve Fuzûlî’nin şiirlerinde ‘deniz’ tasavvuru, aşk, gönül, gam, ilim, marifet, belâ, mağfiret ve vahdet gibi temalarla ilişkilendirilmiştir. Çalışmanın amacı, denizin bu çok katmanlı kullanımını anlamlandırmak ve her iki şairin dünya görüşleriyle olan ilişkisini ortaya koymaktır.
Giriş
Klasik Türk edebiyatı, 13. yüzyıldan itibaren Arap ve Fars edebiyatlarının etkisinde gelişmiş, 16. yüzyılda ise özgünleşerek klasikleşme evresine ulaşmıştır. Bu dönemin en güçlü iki temsilcisi olan Bâkî ve Fuzûlî, yalnızca dil ve üslup açısından değil, aynı zamanda imgeler dünyasının derinliği bakımından da birbirinden farklı yönelimler sergilerler. Klasik şiirde ‘deniz’ imgesi, doğa unsuru olmanın ötesinde, vahdet, aşk, ilim ve marifet gibi tasavvufî anlamlarla iç içe geçmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, deniz imgesinin Bâkî ve Fuzûlî’nin şiir dünyalarındaki yeri ve işlevini açıklayıcı bir yaklaşımla ortaya koymaktır.
Kuramsal Çerçeve
Klasik şiirde mekân, insanın iç dünyasını ve ruh hâlini sembolik biçimde yansıtan bir unsur olarak değerlendirilir. Bu bağlamda ‘deniz’, hem dışsal bir doğa mekânı hem de insanın varlık mücadelesinin metaforik bir karşılığıdır. Tasavvufî düşüncede deniz, mutlak varlığı, yani Allah’ı temsil eder; dalgalar ise kesreti, yani çokluğu simgeler. Bu ikilik, şiirsel söylemde hem aşkın tehlikelerini hem de hakikate ulaşma çabasını sembolize eder. Bachelard’ın ‘mekânın poetikası’ kavramı çerçevesinde düşünüldüğünde deniz, hem açıklığın hem de kapalılığın sembolü olarak şiirsel imgelemde yer bulur.
Bâkî ve Fuzûlî Divanlarında Deniz Tasavvuru
Bâkî, denizi daha çok dışa dönük, gözleme dayalı bir bakışla ele alırken; Fuzûlî, denizi iç dünyanın bir yansıması, aşkın ve acının mekânı olarak kurgular. Her iki şairde de deniz, aşkın derinliği, gamın sınırsızlığı ve ilahî tecellinin genişliğiyle özdeşleştirilir. Bâkî’nin dizelerinde deniz, ilim, mağfiret, kemal ve istiğna gibi kavramlarla; Fuzûlî’nin dizelerinde ise gam, cünûn, adem ve belâ gibi duygusal ve metafizik temalarla ilişkilendirilmiştir.
Örneğin, Bâkî’nin ‘Deryâ-yı ilme dür gibi gavvâs olanlara / Virdi zamâne hidmeti silkinde intizâm’ beyti, denizi ilmin sonsuzluğunu anlatan bir metafor olarak kullanırken; Fuzûlî’nin ‘Dehr bir seyl-âbdır mülhak adem deryâsına’ mısrası, denizi yokluğa ve hiçliğe giden varlık sürecinin sembolü hâline getirir.
Tartışma ve Yorum
Deniz imgesi, Klasik Türk şiirinde hem bireysel hem de kozmik düzeyde işlevseldir. Bâkî’nin daha gerçekçi ve dışavurumcu tavrı, denizi gözlemlenebilir bir doğa unsuru olarak betimlerken; Fuzûlî’nin içe dönük lirizmi, denizi içsel bir hakikat alanına dönüştürür. Bu fark, şairlerin dünya görüşleriyle doğrudan bağlantılıdır: Bâkî dünyevî zevk ve ölçülü aşk anlayışını temsil ederken; Fuzûlî, aşkı metafizik bir arayış olarak konumlandırır. Her iki şairde de deniz, insanın acziyetini ve sonsuzluk özlemini yansıtan bir ayna işlevi görür.
Sonuç
Deniz, klasik şiirde hem estetik hem de tasavvufî bir sembol olarak çok boyutlu bir işlev üstlenmiştir. Bâkî ve Fuzûlî’nin şiirlerinde bu imgenin farklı biçimlerde tezahür etmesi, onların poetik kimliklerinin belirginleşmesine katkı sağlamıştır. Bâkî’nin deniz tasavvuru dış dünyaya yönelmiş bir gözlemciliği, Fuzûlî’nin deniz tasavvuru ise içe dönük bir metafizik derinliği temsil eder. Bu açıdan deniz imgesi, klasik şiirin insan, tabiat ve Tanrı üçgenindeki ontolojik düşünceyi en iyi yansıtan motiflerinden biridir.
Kaynakça
Gider, Mahmut. (2016). Bâkî ve Fuzûlî Divanlarında Deniz Tasavvuru. Bingöl Üniversitesi.
Küçük, Sabahattin. (1994). Bâkî Dîvânı (Tenkitli Basım). Ankara: TDK Yayınları.
Akyüz, Kenan vd. (1996). Fuzûlî Dîvânı. Ankara: Akçağ Yayınları.
Pala, İskender. (1995). Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü. Ankara: Akçağ Yayınları.
Bachelard, Gaston. (1996). Mekânın Poetikası. İstanbul: Kesit Yayınları.
