Paz. Oca 25th, 2026

Divan Şiirinde “Gazel” Redifli Gazeller Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme

Bu makale, divan şiirinde redif kavramını merkezine alarak “gazel” ve “gazelleri” redifli gazelleri şekil, muhteva ve poetik işlev bakımından incelemektedir. Çalışmanın ana malzemesini, XVI–XVIII. yüzyıllar arasında kaleme alınmış ve divanlar ile şiir mecmualarında tespit edilen on bir gazel oluşturmaktadır. İncelemede metin merkezli yaklaşım benimsenmiş; vezin, kafiye, redif, nazire ilişkileri ve gazelin kendi poetikasını kurma biçimleri değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, “gazel” redifinin yalnızca ahenk sağlayan teknik bir unsur olmadığı; aynı zamanda gazel nazım şeklinin estetik kimliğini ve şairlerin poetik bilinçlerini yansıtan üst-anlamlı bir yapı olduğu ortaya konmuştur.

Giriş

Divan şiiri geleneği, şekil unsurlarının titizlikle korunduğu ve estetik mükemmelliğin esas alındığı bir edebî sistemdir. Bu sistem içerisinde gazel, en yaygın ve en çok tercih edilen nazım şekli olarak öne çıkar. Gazelin bu denli yaygın kullanılmasının temel nedenlerinden biri, şairlere hem lirizm hem de sanat kudreti sergileme imkânı tanımasıdır.

Gazel nazım şeklinin başarısında vezin, kafiye ve redif unsurlarının belirleyici rolü vardır. Özellikle redif, şiirde hem ses tekrarını güçlendiren hem de anlam merkezini belirleyen bir unsur olarak dikkat çeker. Bu bağlamda, doğrudan nazım şeklinin adının redif olarak kullanılması, divan şiiri poetikası açısından özel bir önem taşımaktadır.

Bu çalışma, “gazel” ve “gazelleri” redifli gazelleri inceleyerek şairlerin gazel nazım şekline bakışlarını, bu nazım şekline yükledikleri anlamları ve redif aracılığıyla nasıl bir poetik söylem geliştirdiklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır.


Divan Şiirinde Redif Kavramı

Redif, divan şiirinde kafiye sonrasında aynen tekrar eden ses veya kelime birliği olarak tanımlanır. Kafiyeden farklı olarak redif, yalnızca ses benzerliğine değil, anlam birliğine de dayanır. Bu yönüyle redif, şiirin semantik merkezini oluşturan bir yapı taşıdır.

Divan şairleri redifi; ahenk oluşturma, anlamı pekiştirme ve konu birliği sağlama amacıyla bilinçli bir biçimde kullanmışlardır. Özellikle aynı redifi taşıyan şiirlerin nazire geleneği içerisinde üretilmesi, redifin edebî etkileşimdeki rolünü açıkça göstermektedir.

“Gazel” redifli gazeller, redifin bu işlevlerini en açık biçimde ortaya koyan örneklerdendir. Şair, redif aracılığıyla hem şiirini hem de içinde bulunduğu geleneği değerlendirme imkânı bulur.


Gazel Nazım Şeklinin Poetik Konumu

Gazel, divan şiirinde aşk, tabiat, rindlik ve tasavvuf gibi temaların en yoğun biçimde işlendiği nazım şeklidir. Bununla birlikte gazel, yalnızca bir tema alanı değil, aynı zamanda bir poetik gösterge olarak da kullanılmıştır.

Şairlerin gazeli konu edinen beyitlerinde, gazelin kendisi bir övgü nesnesi hâline gelir. Gazel; sevgiliye sunulan bir armağan, gönül sırlarının tercümanı veya şairin tab‘ının aynası olarak tasvir edilir. Bu yaklaşım, gazelin metapoetik bir unsur olarak kullanıldığını göstermektedir.


İncelenen Gazellerin Kaynakları ve Şair Kadrosu

Bu çalışmada ele alınan on bir gazel; divanlar ve şiir mecmuaları taranarak tespit edilmiştir. Gazellerin şairleri şunlardır: Dervîş, Hâletî, İlâhî, Nev’î, Birrî, Âlî, Nev‘î-zâde Atâyî, Nâbî, Sabîh, Şühûdî ve Bâlî.

Şairlerin büyük çoğunluğunun XVI. ve XVII. yüzyıllarda yaşamış olması, çalışmanın klasik divan şiirinin olgunluk dönemine odaklandığını göstermektedir. Mecmua kaynaklı gazeller, divanlarda yer almayan metinlerin edebiyat tarihine kazandırılması açısından ayrıca önemlidir.


Şekil Özellikleri: Vezin, Kafiye ve Redif

İncelenen gazellerde belirli vezin kalıplarının yoğun olarak kullanıldığı görülmektedir. Özellikle “Mefâ‘ilün Fe‘ilâtün Mefâ‘ilün Fe‘ilün” kalıbı etrafında toplanan gazeller, nazire ilişkisini açıkça ortaya koymaktadır.

Kafiye unsurları büyük ölçüde ortak kelimeler etrafında şekillenmiş; redif ise çoğunlukla “gazel” ve “gazelleri” şeklinde kullanılmıştır. Bu kullanım, gazelin hem tekil bir estetik ürün hem de çoğul bir gelenek unsuru olarak algılandığını göstermektedir.


Nazire Geleneği ve Şairler Arası Etkileşim

Divan şiirinde nazire, edebî rekabetin ve etkileşimin en önemli göstergelerinden biridir. Aynı vezin, kafiye ve redifi kullanan şairler, hem birbirleriyle yarışmış hem de geleneği canlı tutmuşlardır.

“Gazel” redifli gazellerin büyük kısmının birbirine nazire olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, redifin nazire geleneğindeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koymaktadır.


Muhteva Analizi: Gazelin Tanımı ve Benzetmeler

İncelenen gazellerde gazel, yalnızca bir nazım şekli olarak değil; canlı, etkili ve estetik bir varlık olarak tasavvur edilmektedir. Şairler gazeli farklı imge ve benzetmelerle somutlaştırmışlardır.

Örneğin Dervîş’in gazelinde gazel, âşığın iç yangınını dile getiren bir bahâne olarak sunulur:

“Olur beyân-ı gam-ı ışkumı bahâne gazel”

Bu beyitte gazel, âşığın derdini meşrulaştıran ve ifade imkânı sağlayan bir araç konumundadır. Hâletî’de ise gazel, kalemin belâgat bahçesinde akıp giden akar suya benzetilir:

“Akar sudur ki gelüpdür o nâvdâna gazel”

Bu benzetme, gazelin tabii ve zorlamasız bir söyleyişe sahip olması gerektiği fikrini yansıtır.

İlâhî ve Nev’î’nin gazellerinde gazel; âb, âyîne ve revâne gibi imgelerle tasvir edilerek saflık ve berraklık vurgusu yapılır. Nev’î’nin şu beyti bu anlayışı açıkça ortaya koyar:

“Semend-i tab‘ı koşup söylesün zamâne gazel”

Burada gazel, şair tab‘ının hız ve kudretini gösteren bir meydan olarak sunulmuştur.

Nâbî’nin gazelinde ise poetik ölçütler daha belirgindir. Gazelin hem sûret hem de mânâ bakımından sağlam olması gerektiği vurgulanır:

“Zâhir ü bâtını ma’mûr u metîn olsa gazel”

Bu beyit, gazelin yüzeysel güzellikten ziyade derinlikli bir anlam yapısına sahip olması gerektiğini savunan klasik şiir estetiğini yansıtır.

Sabîh’te gazel, sohbet meclislerinin tadı ve süsü olarak görülürken; Şühûdî ve Bâlî’de gazel, çağdaş şairlerin şiirlerini değerlendiren bir edebî ölçüt hâline gelir. Özellikle Bâlî’nin gazelinde Hayâlî, Cemâlî ve Visâlî gibi şairlerin adlarının anılması, gazelin edebî tenkit işlevini de üstlendiğini göstermektedir.

Bu örnekler, “gazel” redifinin şiirde yalnızca tekrar unsuru değil; anlamı derinleştiren ve poetik söylemi yönlendiren merkezî bir yapı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.


“Gazelleri” Redifli Gazellerde Edebî Tenkit

Şühûdî ve Bâlî’nin gazellerinde “gazelleri” redifinin kullanılması, bu şiirleri metapoetik bir düzleme taşımaktadır. Şairler, çağdaşlarının gazellerini değerlendirerek dolaylı bir edebî tenkit ortaya koymaktadır.

Bu yönüyle söz konusu gazeller, yalnızca lirik metinler değil; aynı zamanda dönemin edebî zevkini ve şiir anlayışını yansıtan poetik belgeler niteliği taşımaktadır.


Sonuç

Bu çalışma, divan şiirinde redifin teknik bir unsur olmanın ötesinde, şiirin anlam ve poetikasını belirleyen temel bir yapı taşı olduğunu ortaya koymuştur. “Gazel” redifli gazeller, şairlerin gazel nazım şekline dair bilinçli bir estetik tavır geliştirdiklerini göstermektedir.

İncelenen metinler, nazire geleneği, redif kullanımı ve poetik söylem açısından divan şiirinin zenginliğini açıkça ortaya koymaktadır. Yeni mecmua çalışmaları ve divan neşirleriyle bu tür örneklerin artması, divan şiiri araştırmalarına önemli katkılar sağlayacaktır.


Kaynakça

Altun, Kudret. Gelibolulu Mustafa Âlî ve Divanı. Niğde: 1999.

Bilkan, Ali Fuat. Nâbî Dîvânı. İstanbul: 1997.

Özdingiş, Vicdan. Sabîh Dîvânı (Tenkidli Metin). Yayımlanmamış Doktora Tezi, Konya, 1998.

Yeniterzi, Emine. “Divan Şiirinde Gazel Redifli Gazeller”. Türkiyat Araştırmaları Dergisi.

Yaşar, Muhammed. Bâlî: Hayatı, Edebî Kişiliği ve Dîvânı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Konya, 2005.

By Admin

Related Post

Bir Yorum Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.