Giriş
- yüzyıla gelinceye değin Türk Edebiyatı tarihiyle ilgili pek çok çalışma ortaya konmuş ve bunlar büyük oranda yazarlarının yöntemsel, biçimsel ya da düşünsel tercihlerine bağlı kalarak didaktizmi hedefliyor görünmüşlerdir. Bu çalışmalar edebiyat, dil ve kültür zincirini ilerletmek, tanıtıcı ve açıklayıcı bilgileri okur için bir drajeye dönüştürmek ve edebiyat eğitimi bakımından derli toplu bir kaynak olmak görevlerini üstlenirler.
Dil devrimi öncesinden, Abdülhalim Memduh’un Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye‘sinden başlayarak özgül bir disipline kavuşan edebiyat tarihçiliğinin genellikle 20. yüzyılda devinime kavuştuğunu görüyoruz. Klasik edebiyatta vücut bulan tezkire geleneğinin bir tetik, bir omurga göreviyle Tanzimat ve sonrası edebiyat tarihçiliğine destek olduğu da unutulmamalıdır.
M. Orhan Okay, TDV İslam Ansiklopedisi’ndeki “Edebiyat Tarihi” maddesinde bu alanı kavramak ve alanda eser veren çalışmaları genel olarak görmek bakımından önemli bilgiler verir. Fakat yazıda ne yazık ki ancak Agâh Sırrı Levent’in Türk Edebiyatı Tarihi‘ne (1973) kadar gelinebilmiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi ve daha sonra Kenan Akyüz’ün Modern Türk Edebiyatı’nın Ana Çizgileri ve bir dereceye kadar Nihat Sami Banarlı’nın Resimli Türk Edebiyatı Tarihi ise edebiyat tarihleri arasında en rağbet görenleridir. Özellikle akademik çevrede şöhretleri oldukça geniş bir alana yayılmıştır.
Bunların dışında edebiyat tarihi denince yirminci yüzyılın sonlarından günümüze Şükran Kurdakul’un dört ciltlik Çağdaş Türk Edebiyatı, İnci Enginün’ün Yeni Türk Edebiyatı Tanzimat’tan Cumhuriyet’e (1839-1923) ve Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı adlı eserleri akla gelir. Günümüze gelindiğinde edebiyat tarihlerinin akademik ve eğitsel yön açısından en revaçta olanı, şemsiyesini Tanzimat döneminden günümüz şair ve yazarlarına kadar genişleten Yeni Türk Edebiyatı El Kitabı (1839-2000) gibi görünmektedir. Bundan başka, 2014 yılında, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türk Edebiyatı Tarihi Yazımı Çalıştayı bu alanda önemli konulara değinmesi ve bir farkındalık yaratması bakımından dikkate değerdir.
Modern Türk Edebiyatı (Editör: Oktay Yivli) Üzerine Değerlendirme
Oktay Yivli’nin editörlüğünde, alanında uzman on yazar tarafından kaleme alınan Modern Türk Edebiyatı, edebiyat tarihçiliğine dair bütüncül bir çerçeve çizerek alana gerekli ilgiyi göstermiş denebilir. Bu çalışma, nitelikli ve akademik bir referans kitap olmak üzere yola çıkmıştır. Türk edebiyatı tarih yazıcılığına özgül bir katkı sunmayı da hedefleyen eserin elbette didaktik bir kaygı taşıdığı ve bu bakımdan da bazı tercihler yaptığı anlaşılmaktadır. Bütününe bakıldığında ise Modern Türk Edebiyatı, yirminci yüzyılın bitişine değin bir edebiyat tarihi ortaya koyarak araştırmacı ve meraklıların kolayca yararlanacağı referans bir kitap haline gelmiştir.
Bölüm Analizleri
1. Tanzimat Dönemi Edebiyatı “Tanzimat Dönemi Edebiyatı I” başlığı altında Muharrem Dayanç ve Selami Ayan’ın Tanzimat dönemindeki sosyal ve siyasal olaylardan bahsettikleri kısımla döneme genel bir giriş yapılır. Burada Tanzimat Dönemi ana hatlarıyla dört başlıkta özetlenmiştir: “Tercüme Heyeti”, “Yirmisekiz Mehmet Çelebi Efendi’nin Paris Sefaretnamesi”, “Matbaa” ve “Askerlik Alanında Yapılan Yenilikler”.
Burada Modern Türk Edebiyatı’nın özgün bir yönü olarak psikanalitiği kullanışına değinmekte yarar var. Şinasi’nin Reşit Paşa’ya yazdığı “Kaside” psikanalitik açıdan —id, ego ve süperego unsurları belirlenip— incelenerek gönül, akıl, söz ögelerinin ilişkisi değerlendirilmiştir.
Sevim Şermet, “Tanzimat Dönemi Edebiyatı II” başlığı altında öncelikle şiire değinir. Abdülhak Hamid’in Türk şiirine katkılarından bahsedildikten sonra şairin edebi kişiliğiyle özdeşleşen “Makber” şiiri tahlil edilir. Tahlilde hem içerik hem de biçim açısından biyografik ve sosyolojik verilerin kullanıldığı görülmektedir.
2. Ara Nesil Edebiyatı Mahmut Babacan’ın kaleme aldığı “Ara Nesil Edebiyatı I” adlı bölümde 1885 yıllarında çoğunluğu oluşturan Ara Nesil sanatçıları ele alınır. Bunlardan kırk bir tanesinin adı anıldıktan sonra edebi yetkinlik bakımından önde gelenlerinin şiir, roman, öykü, eleştiri ve tiyatro hakkındaki görüşlerine yer verilir. Konu bitişinde verilen örnek iki metin; Mehmet Celal’in “Görünmüyor!” şiiriyle Ali Kemal’in “Öyle De Yazılabilir Böyle De” şiiri, dönemin sanat anlayışını kavramaya kolaylık sağlamaktadır.
3. Servetifünun Edebiyatı Maksut Yiğitbaş tarafından yazılan “Servetifünun Edebiyatı”nda, bu dönem Türk edebiyatına damgasını vurmuş sanatçılar başat kabul edilir ve şiirde ağırlıklı olarak Tevfik Fikret ve Cenab Şahabettin üzerinde durulur. Halit Ziya’nın Mai ve Siyah romanı üzerine tarihsel ve sosyolojik verilerin de dikkate alındığı ayrıntılı bir tahlil yapılmıştır. Eleştiri türüne gelindiğinde ise dönemin edebiyat çevrelerine adını duyuran “Dekadanlar” polemiği ve Klasikler tartışması ele alınmıştır.
4. II. Meşrutiyet Dönemi Edebiyatı “II. Meşrutiyet Dönemi Edebiyatı” başlığı altında Yasemin Mumcu, dönemin tarihi ve sosyal çerçevesini ortaya koymakla işe başlar. Siyasal zeminde krizlerin yaşandığı bu evrede edebiyat, özellikle şiir aracılığıyla soluk alabilmiştir. Bu yüzden devrin edebiyatçıları işlenirken ağırlıklı olarak şairler incelenmektedir.
5. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Diğer dönemlerle kıyaslayınca Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı daha ağır, yani şair, yazar ve ürünler bakımından daha kalabalıktır.
- Şiir: Oktay Yivli, “Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri”ni ele aldığı bölümünde “Memleketçi Şiir”, “Öz Şiir” anlayışlarını ve 1980 sonrası “Son Dönem Şiiri”ni inceler. Yivli, şairleri incelerken ansiklopedik bir tavır takınır; her şairin eğitim ve çalışma hayatı üzerinde durduktan sonra sanat anlayışını özetler.
- Roman: Bedia Koçakoğlu, “Cumhuriyet Dönemi Türk Romanı”nda tematik değil kronolojik bir sınıflandırma yapar: 1923-1950 arası, 1950-1980 arası ve 1980 sonrası postmodern dönem. Bölümün sonunda Hasan Ali Toptaş’ın Kayıp Hayaller Kitabı romanına dair esaslı bir inceleme yer almaktadır.
- Öykü: Murat Kacıroğlu “Cumhuriyet Dönemi Türk Öyküsü”nü üç evrede ele alır. Kacıroğlu, kitaptaki diğer yazarlardan farklı olarak sayfa altı dipnot yerine satır arası dipnot yöntemini tercih etmiştir.
- Tiyatro: Didem Ardalı Büyükarman tarafından kaleme alınan bölümde, tiyatro türü incelenirken geleneksel Türk tiyatrosundan modern tiyatroya geçiş süreci ortaya konur. Bölümün sonunda Murathan Mungan’ın Taziye oyununun tahlili yer almaktadır.
- Kurmaca Dışı Türler: Mahmut Babacan bu bölümde eleştiri, deneme, gezi yazısı, anı, günlük/günce olmak üzere beş edebi türü odağa almaktadır.
Sonuç
Sonuç olarak bu yazıda, bir Türk edebiyatı tarihi olarak Modern Türk Edebiyatı‘nın içeriği hakkında fikir verici ayrıntılardan bahsedilmiştir. Tanpınar’ın söylediği gibi “Modern Türk edebiyatı bir medeniyet kriziyle başlar”. Alanında uzman akademisyenler tarafından kaleme alınan Modern Türk Edebiyatı da bir medeniyet kriziyle başlayıp günümüze dek uzanır. Nihayet tutarlı bir referans kaynak olma özelliğini de kapsamında bulundurarak ilgili okurları belki bir dahaki edebi hamleye dek bekliyor görünmektedir.
